TMS Transkraniyal Manyetik Stimülasyon

TMS Transkraniyal Manyetik Stimülasyon Nedir?

TMS Tedavisi Bursa’da Hangi Yakınmalarda Değerlendirilir?

TMS, yani Transkraniyal Manyetik Stimülasyon, beynin belirli bölgelerini manyetik uyarılarla hedefleyen, ameliyatsız ve genellikle ayaktan uygulanan bir tedavi teknolojisidir. Özellikle ilaç tedavisine yeterli yanıt vermeyen dirençli major depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, bazı anksiyete bozuklukları ve belirli nörolojik durumlarda gündeme gelebilir. TMS’nin temel amacı, beyindeki işlevsel dengenin bozulduğu alanları düzenlemeye yardımcı olmak ve belirtilerin hafiflemesine katkı sunmaktır.

Bursa’da TMS araştıran hastaların önemli bir kısmı, uzun süredir ruhsal ya da nörolojik yakınmalar yaşayan ve mevcut tedavilerden beklediği faydayı göremeyen kişilerden oluşur. Bazı hastalarda isteksizlik, çökkünlük, odaklanma güçlüğü ve günlük yaşamdan geri çekilme ön plandayken; bazı hastalarda takıntılar, yoğun kaygı, travma sonrası belirtiler ya da kronik ağrı gibi daha farklı tablolar dikkat çeker. Burtom Sağlık Grubu yaklaşımında TMS, her hasta için tek tip düşünülen bir işlem değil; psikiyatrik değerlendirme, nörolojik inceleme ve bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda planlanan bir tedavi seçeneğidir.

Paylaş
Paylaş
Paylaş
Paylaş
Burtom Sağlık Grubu Web ve Yayın Kurulu Güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır.
Yayın Tarihi: Son Revizyon:

Transkraniyal Manyetik Stimülasyon Hakkında Bilmeniz Gerekenler

TMS Nedir?

TMS, İngilizce adıyla Transcranial Magnetic Stimulation olarak bilinen, Türkçede Transkraniyal Manyetik Stimülasyon ya da Transkraniyal Manyetik Uyarım şeklinde ifade edilen bir yöntemdir. “Transkraniyal” ifadesi, uygulamanın kafatası üzerinden yapıldığını anlatır. Tedavide kullanılan özel bir bobin aracılığıyla, beynin hedeflenen bölgelerine kontrollü manyetik uyarılar gönderilir. Bu uyarılar, nöronların yani sinir hücrelerinin elektriksel aktivitesini etkileyerek, bazı beyin ağlarının çalışma düzenini değiştirmeyi amaçlar.

Hastalar açısından en önemli özelliklerden biri, TMS’nin cerrahi gerektirmemesi ve genel anesteziye ihtiyaç duymamasıdır. Kişi seans sırasında uyanıktır, oturur pozisyonda bulunur ve uygulama tamamlandıktan sonra çoğunlukla günlük yaşamına dönebilir. TMS bir “beyne müdahale” yöntemi gibi algılanabildiği için ilk etapta kaygı yaratabilir. Ancak işlemin temel mantığı, beyindeki işlevsel dengenin bozulduğu bölgeleri manyetik uyarılarla hedeflemek ve belirtileri hafifletmeye katkı sağlamaktır. Bu nedenle yöntem, dikkatli değerlendirme ile planlandığında birçok hasta için anlamlı bir seçenek olabilir.

TMS Neden Önemlidir?

Psikiyatrik ve nörolojik rahatsızlıklarda her hasta aynı tedaviye aynı şekilde yanıt vermez. Özellikle depresyon, OKB ve bazı anksiyete bozukluklarında ilaç kullanmasına rağmen belirtileri devam eden hastalar olabilir. Kimi hastalar ilaç yan etkileri nedeniyle tedaviyi sürdürmekte zorlanabilir, kimi hastalarda ise tedaviye rağmen işlev kaybı, uyku bozukluğu, sosyal çekilme ya da yoğun iç sıkıntısı devam edebilir. TMS bu noktada, beyindeki hedef bölgelere doğrudan etki etmeyi amaçlayan teknoloji temelli bir yaklaşım olarak önem taşır.

Bir başka önemli yönü de, hastanın bilinç kaybı yaşamadan, hastaneye yatmadan ve çoğu zaman günlük düzenini tamamen bırakmadan tedaviye devam edebilmesidir. Bu durum özellikle çalışan bireyler, bakım sorumluluğu olan kişiler ve uzun süreli tedavi süreçlerinde yaşam düzenini korumak isteyen hastalar açısından dikkat çekicidir. Yine de TMS’nin herkes için uygun ya da herkeste aynı ölçüde etkili olacağı düşünülmemelidir. Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve doğru hedef alan belirlenmesi tedavinin temelini oluşturur.

TMS Nasıl Etki Gösterir?

TMS, beynin belirli bölgelerine ritmik manyetik uyarılar göndererek nöronal aktiviteyi düzenlemeyi hedefler. Manyetik alan, hedef bölgedeki sinir hücrelerinde hafif elektriksel akımlar oluşturur. Bu akımlar, özellikle ruh hali düzenlenmesi, dikkat, dürtü kontrolü, kaygı yönetimi ve motor fonksiyonlarla ilişkili beyin ağları üzerinde etkili olabilir. Hedeflenen bölgeye ve kullanılan protokole göre beyin aktivitesi artırılabilir ya da azaltılabilir. Bu nedenle TMS yalnızca tek bir hastalık için değil, farklı klinik tablolar için farklı amaçlarla kullanılabilir.

Daha anlaşılır bir ifadeyle söylemek gerekirse, bazı hastalıklarda beynin ilgili alanları yeterince aktif çalışmayabilir, bazı alanlarda ise işlevsel aşırı uyarılma söz konusu olabilir. TMS bu dengesizliği düzenlemeye yardımcı olmayı amaçlar. Örneğin depresyonda ruh hali ile ilişkili bölgelerde işlevsel azalma görülebilirken, OKB’de tekrar eden düşünce ve davranış döngüleriyle ilişkili ağlarda farklı bir düzen sorunu olabilir. Bu yüzden TMS’nin etkisi yalnızca “moral yükseltme” gibi basit bir düzlemde değil; beyin ağlarının işleyişini hedefleyen daha kapsamlı bir çerçevede değerlendirilmelidir.

TMS Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

TMS en yaygın olarak dirençli major depresyonda gündeme gelir. Bunun yanı sıra obsesif kompulsif bozukluk, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozuklukları ve madde ya da sigara bağımlılığı ile ilişkili bazı durumlarda da değerlendirilebilir. Hastanın belirtilerinin süresi, önceki tedavi yanıtı, ilaç toleransı ve genel ruhsal durumu bu kararda önemlidir. TMS tek başına veya psikiyatri uzmanının uygun gördüğü şekilde diğer tedavilerle birlikte planlanabilir.

Nörolojik açıdan bakıldığında migren, inme sonrası motor rehabilitasyon, afazi yani konuşma bozuklukları, Parkinson hastalığı, tremor, distoni ve fibromiyalji gibi kronik ağrı durumlarında da TMS farklı protokollerle değerlendirilebilir. Ancak burada önemli olan nokta, bu alanlardaki uygulamanın standart depresyon tedavisinden farklı özellikler taşıyabileceğidir. Hedef bölge, seans planı ve beklenti buna göre değişir. Bu nedenle TMS’nin hangi hastalıklarda kullanılacağı sorusu, yalnızca teknolojiye değil, tanının netliğine ve uzman değerlendirmesine bağlıdır.

TMS’nin İlgi Alanları Nelerdir?

TMS’nin ilgi alanları yalnızca depresyonla sınırlı değildir. Özellikle beyin ağlarının işlevsel düzenlenmesinin önem taşıdığı psikiyatrik ve nörolojik tablolar bu teknoloji açısından dikkat çeker. İlgi alanlarını bilmek, hastanın kendi yakınmasının TMS ile ilişkili olup olmadığını daha iyi anlamasına yardımcı olabilir. Yine de her belirti TMS gerektirir anlamına gelmez. Öncelikle mevcut şikayetin doğru tanımlanması ve gerçekten bu teknolojiye uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

  • Dirençli major depresyonda, ilaç tedavisine rağmen süren çökkünlük, isteksizlik ve işlev kaybı tablolarında değerlendirilebilir.
  • Obsesif kompulsif bozuklukta takıntı ve zorlantıların şiddetini azaltmaya yardımcı olabilecek tedavi planlarında yer alabilir.
  • Panik bozukluk, yaygın anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi kaygı temelli durumlarda uzman değerlendirmesi ile gündeme gelebilir.
  • Madde ve sigara bağımlılığında dürtü kontrolü ve craving olarak tanımlanan yoğun istek hissinin yönetiminde destekleyici olarak planlanabilir.
  • Migren atakları, özellikle auralı migren tablolarında belirli protokollerle değerlendirilebilir.
  • İnme sonrası motor rehabilitasyon ve afazi gibi durumlarda sinir ağı yeniden yapılanmasını desteklemeye yönelik planlarda kullanılabilir.
  • Parkinson hastalığı, tremor, distoni ve bazı hareket bozukluklarında seçilmiş hastalarda gündeme gelebilir.
  • Fibromiyalji ve kronik ağrı durumlarında ağrı işleme ağlarının düzenlenmesine katkı amacıyla değerlendirilebilir.

TMS Tedavisi Kimler İçin Uygun Olabilir?

TMS özellikle ilaç tedavisinden yeterli fayda görmeyen, ilaç yan etkileri nedeniyle tedavi sürecinde zorlanan ya da farklı tedavi seçeneklerini uzmanıyla birlikte değerlendirmek isteyen hastalar için uygun olabilir. Dirençli depresyon bu konuda en sık örnek verilen durumlardan biridir. Bunun yanında OKB, bazı anksiyete bozuklukları, TSSB ve belirli bağımlılık tablolarında da hasta seçimi dikkatli yapıldığında anlamlı bir seçenek olabilir. TMS’nin uygunluğu, yalnızca tanıya değil; belirtilerin şiddetine, süresine ve kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Hamilelik ve emzirme dönemi gibi ilaç kullanımının sınırlı değerlendirildiği özel durumlarda da, uzman görüşü doğrultusunda TMS gündeme gelebilir. Bununla birlikte her hasta için “ilaç yerine geçer” ya da “tek başına yeterlidir” şeklinde kesin bir yaklaşım doğru değildir. Bazı hastalarda psikoterapi, ilaç tedavisi, yaşam düzeni ve uyku yönetimi ile birlikte daha bütüncül bir plan gerekebilir. Bu nedenle TMS’ye uygunluk kararı, hasta özelinde verilmelidir.

TMS Kimlere Uygun Olmayabilir?

TMS genel olarak iyi tolere edilen bir yöntem olsa da bazı durumlarda dikkatli değerlendirme gerekir. Özellikle kafa bölgesinde metal implant bulunan kişilerde, beyin pili benzeri özel cihaz taşıyan hastalarda, bazı nöbet öykülerinde ya da nöbet eşiğini etkileyebilecek özel klinik durumlarda tedavi uygun olmayabilir veya ek önlem gerekebilir. Hastanın ayrıntılı tıbbi öyküsü bu nedenle büyük önem taşır.

Ayrıca ruhsal belirtilerin TMS için gerçekten uygun bir çerçevede olup olmadığı da değerlendirilmelidir. Örneğin her mutsuzluk hali depresyon anlamına gelmez ya da her takıntılı düşünce mutlaka TMS gerektiren bir düzeyde olmayabilir. Aynı şekilde bazı nörolojik hastalıklarda TMS düşünülse bile, hedeflenen faydanın gerçekçi biçimde konuşulması gerekir. Doğru değerlendirme ile süreç daha sağlıklı yönetilebilir ve hastanın beklentisi daha dengeli kurulabilir.

TMS Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Uygulama öncesinde hasta değerlendirilir, hedeflenen alan belirlenir ve tedavi protokolü planlanır. Seans sırasında hasta genellikle rahat bir koltukta oturur. Baş bölgesine özel bir bobin yerleştirilir ve cihaz kontrollü manyetik uyarılar gönderir. İşlem sırasında genel anestezi ya da sedasyon gerekmez. Hasta bilinçli, uyanık ve iletişime açık durumdadır. Bu durum özellikle birçok hasta için sürecin daha öngörülebilir ve konforlu olmasını sağlar.

Uyarılar sırasında kişi hafif vurma, tıklama ya da kafa derisinde ritmik bir temas hissi yaşayabilir. Bu his çoğu zaman kısa sürede alışılabilir düzeydedir. Seans bittiğinde hasta çoğunlukla dinlenmeden günlük yaşamına dönebilir. Tedavi planı genellikle birkaç hafta boyunca düzenli seanslar halinde oluşturulur. Ancak toplam seans sayısı, uygulama sıklığı ve hedeflenen alan hastalığın türüne göre değişiklik gösterebilir.

Değerlendirme ve planlama

İlk aşamada hastanın tanısı, belirtilerinin süresi, daha önce aldığı tedaviler ve eşlik eden sağlık sorunları ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Hedef alanın belirlenmesi

TMS’de beynin hangi bölgesinin uyarılacağı tedavinin amacına göre değişir. Depresyon, OKB ya da nörolojik rehabilitasyon için farklı hedef alanlar seçilebilir.

Seansların uygulanması

Hasta uyanık şekilde otururken manyetik uyarılar belirlenen protokole göre uygulanır. Seans süresi çoğunlukla 20 ila 40 dakika arasında değişir.

Takip süreci

Belirti değişimi, seanslara verilen yanıt ve günlük yaşam işlevleri düzenli olarak izlenir. Gerekirse seans planı yeniden şekillendirilebilir.

TMS Seans Süresi ve Tedavi Planı Nasıldır?

TMS tedavisinde tek bir standart süre ya da tüm hastalara uyan ortak bir seans planı yoktur. Bununla birlikte birçok hastada seanslar yaklaşık 20 ile 40 dakika arasında sürer. Uygulama genellikle haftanın belirli günlerinde, birkaç hafta boyunca tekrarlanır. Depresyon gibi durumlarda 20 ila 30 seanslık planlamalar sık gündeme gelir. Hastalığın türü, belirtilerin ağırlığı ve alınan yanıt doğrultusunda seans sayısı azalabilir ya da artabilir.

Hastalar açısından önemli olan nokta, TMS’nin tek seansta etkisini göstermesi beklenen bir işlem olmamasıdır. Bazı kişiler ilk haftalarda belirli değişimler hissedebilirken, bazı kişilerde belirgin yanıt daha ilerleyen süreçte ortaya çıkabilir. Ruhsal ve nörolojik belirtilerde iyileşme çoğu zaman kademeli ilerler. Bu nedenle tedaviyi düzenli sürdürmek ve takip görüşmelerini aksatmamak önemlidir. Tedavinin başarısı, yalnızca seans almakla değil; doğru planlama ve düzenli takip ile ilişkilidir.

TMS Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

TMS’nin en dikkat çeken avantajlarından biri, ameliyatsız ve ayaktan uygulanabilen bir yöntem olmasıdır. Hastanın bilinç kaybı yaşamaması, sedasyon gerekmemesi ve çoğu zaman seans sonrasında günlük hayatına devam edebilmesi birçok kişi için önemli bir kolaylık sağlar. Özellikle çalışma yaşamını sürdüren ya da uzun süreli yatış istemeyen hastalar açısından bu durum değerli olabilir. Ayrıca yöntem, ilaç yan etkilerinden kaçınmak isteyen ya da ilaçlara rağmen belirtileri devam eden hastalarda alternatif bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

  • Cerrahi girişim ve genel anestezi gerektirmeden uygulanabilir.
  • Hasta seans boyunca uyanık kalır ve işlem sonrasında çoğunlukla günlük yaşamına dönebilir.
  • Dirençli major depresyon gibi belirli alanlarda teknoloji tabanlı bir tedavi seçeneği sunar.
  • OKB, anksiyete bozuklukları, TSSB ve bazı bağımlılık durumlarında uzman değerlendirmesi ile planlanabilir.
  • Nörolojik rehabilitasyon, migren ve bazı hareket bozuklukları gibi alanlarda da değerlendirilebilir.
  • İlaç yan etkilerinden kaçınmak isteyen ya da ilaçlara sınırlı yanıt veren hastalarda anlamlı bir seçenek olabilir.

TMS Tedavisinin Yan Etkileri Var mı?

TMS genel olarak iyi tolere edilen bir yöntemdir. En sık bildirilen yan etkiler arasında hafif baş ağrısı, kafa derisinde hassasiyet, uygulama bölgesinde karıncalanma ya da kısa süreli rahatsızlık hissi bulunur. Bu belirtiler çoğu zaman geçicidir ve seanslar ilerledikçe azalabilir. Bazı hastalarda enerji düzeyinde geçici değişimler de gözlenebilir. Ancak bu durum çoğunlukla kişinin günlük işlevini ciddi şekilde bozacak düzeyde olmaz.

Daha nadir görülen riskler de vardır ve bu nedenle uygulama mutlaka uygun ekipman ve uzman değerlendirmesi eşliğinde yapılmalıdır. Özellikle nöbet riski, özel hasta gruplarında dikkatle ele alınır. İşitmenin korunması için gerekli önlemlerin alınması da önemlidir. Hastanın tüm tıbbi öyküsünü eksiksiz paylaşması, güvenli bir planlama için temel şartlardan biridir. Yan etki olasılığı düşük olmakla birlikte, hastanın kendini nasıl hissettiğinin seans boyunca ve sonrasında izlenmesi gerekir.

TMS Sonuçları Ne Zaman Fark Edilir?

TMS tedavisinin etkileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalar ilk haftalarda daha iyi uyuma, düşünce hızında dengelenme, iç sıkıntısında azalma ya da günlük işlevlerde hafif toparlanma fark edebilir. Bazı hastalarda ise daha belirgin değişimin ortaya çıkması için birkaç haftalık düzenli seans gerekir. Bu durum, hem hastalığın doğası hem de beynin uyarılara verdiği bireysel yanıt ile ilişkilidir.

Özellikle psikiyatrik rahatsızlıklarda iyileşmenin sadece “mutsuzluğun geçmesi” şeklinde düşünülmemesi gerekir. Odaklanma artışı, sabah yataktan daha kolay kalkabilme, karar verme becerisinde toparlanma, sosyal geri çekilmenin azalması ve kaygının daha yönetilebilir hale gelmesi de önemli kazanımlar arasında yer alabilir. Nörolojik alanlarda ise motor işlev, konuşma akıcılığı ya da ağrı algısında değişim gibi daha farklı sonuçlar hedeflenir. Her durumda tedavi yanıtı bireyseldir ve uzman takibi ile değerlendirilmelidir.

TMS Psikiyatrik Rahatsızlıklarda Nasıl Bir Rol Oynar?

TMS’nin psikiyatrik alandaki en bilinen kullanım alanı dirençli major depresyondur. Uzun süredir çökkünlük, ilgi kaybı, isteksizlik, içe kapanma ve yaşam kalitesinde belirgin düşüş yaşayan bazı hastalarda TMS, tedavi planının önemli bir parçası olabilir. Bunun yanında OKB’de takıntılı düşünceler ve tekrarlayan davranışlar, anksiyete bozukluklarında yoğun kaygı ve bedensel huzursuzluk, TSSB’de travma ile ilişkili tekrarlayıcı belirtiler açısından da uzman değerlendirmesi ile gündeme gelebilir.

Madde ya da sigara bağımlılığı gibi alanlarda ise TMS, dürtü kontrolü ve yoğun istek hissinin yönetiminde destekleyici olarak araştırılan ve kullanılan teknolojilerden biridir. Burada tedavinin tek başına yeterli olduğu düşünülmemeli; psikoterapi, yaşam düzeni, bağımlılık danışmanlığı ve gerektiğinde ilaç tedavisi ile birlikte değerlendirilmelidir. Psikiyatrik hastalıklarda en sağlıklı yaklaşım, teknolojiyi tek başına mucizevi bir çözüm gibi değil, bütüncül tedavi planının bir parçası olarak görmektir.

TMS Nörolojik Rahatsızlıklarda Hangi Alanlarda Değerlendirilebilir?

TMS yalnızca ruhsal belirtiler için değil, bazı nörolojik durumlarda da değerlendirilen bir yöntemdir. Migren, özellikle auralı ataklar; inme sonrası motor rehabilitasyon; konuşma bozuklukları yani afazi; Parkinson hastalığı; tremor, distoni ve bazı kronik ağrı tabloları bunlar arasında sayılabilir. Nörolojik kullanımda amaç, beyin ağlarının işlevsel yeniden düzenlenmesine katkı sunmak ve bazı belirtilerde rahatlama ya da fonksiyonel destek sağlamaktır.

Örneğin inme sonrası motor rehabilitasyonda, etkilenen tarafın hareketlerinin desteklenmesi hedeflenebilir. Afazi tablolarında konuşma işlevlerinin toparlanmasına katkı amacıyla plan yapılabilir. Parkinson ya da tremor gibi hareket bozukluklarında ise belirtilerin tipi ve şiddeti dikkatle değerlendirilir. Fibromiyalji gibi kronik ağrı tablolarında da ağrının beyin tarafından işlenme biçimini düzenlemeye yardımcı olabileceği düşünülür. Ancak bu alanlarda her hastada aynı sonuç beklenmemelidir. Nörolojik rahatsızlıklarda TMS’nin yeri, tanı ve hedefe göre bireysel olarak belirlenir.

Bursa’da TMS Tedavisine Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?

Bursa’da TMS tedavisi araştıran kişilerin en sık sorduğu sorular arasında “İlaç kullanmadan düzelir miyim?”, “Bu yöntem bana uygun mu?”, “Depresyonum ya da takıntılarım için gerçekten faydalı olur mu?” gibi başlıklar yer alır. En doğru yaklaşım, yalnızca teknolojiye odaklanmak değil; belirtilerin nedenini, şiddetini ve süresini kapsamlı biçimde değerlendirmektir. Çünkü her depresif belirti aynı değildir, her kaygı bozukluğu da aynı tedavi planına ihtiyaç duymaz.

Burtom Sağlık Grubu yaklaşımında TMS, hastayı korkutmadan ama gereksiz umut da vermeden ele alınmalıdır. Amaç, kişiye “kesin sonuç” vaat etmek değil; uygun hastada, uygun hedefle, uygun takip planı içinde teknolojinin yerini doğru belirlemektir. Bursa’da TMS hakkında bilgi arayan hastalar için en önemli nokta, sürecin uzman değerlendirmesiyle planlanması ve beklentilerin gerçekçi şekilde konuşulmasıdır. Bu yaklaşım hem hasta güveni hem de tedavi sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önem taşır.

TMS Transkraniyal Manyetik Stimülasyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

  • TMS tedavisi ağrılı bir işlem midir?

    TMS çoğu hasta tarafından tolere edilebilir bir yöntemdir. Seans sırasında kafa derisinde hafif vurma, tıklama ya da ritmik temas hissi olabilir. Bazı kişiler hafif baş ağrısı tarif edebilir. Ancak çoğu hasta işlemi belirgin ağrı yaşamadan tamamlayabilir.

  • TMS seansı ne kadar sürer?

    Seans süresi hastanın durumuna ve kullanılan protokole göre değişebilir. Genel olarak bir seans yaklaşık 20 ile 40 dakika arasında sürer. Bazı özel planlamalarda bu süre farklılık gösterebilir.

  • TMS kimlere uygulanabilir?

    Dirençli major depresyon, OKB, bazı anksiyete bozuklukları, TSSB, sigara ya da madde bağımlılığı ve belirli nörolojik tabloları olan hastalarda uzman değerlendirmesi sonrası uygulanabilir. Ancak her hasta için uygun olduğu söylenemez.

  • TMS sonrası kişi günlük hayatına dönebilir mi?

    Evet, çoğu hasta seans sonrasında günlük yaşamına devam edebilir. Hastaneye yatış ya da uzun süreli dinlenme gerektirmez. Bu nedenle ayaktan uygulanabilen bir yöntem olarak öne çıkar.

  • TMS ilaç tedavisinin yerine geçer mi?

    Bu sorunun yanıtı hastaya göre değişir. Bazı hastalarda ilaç tedavisine ek olarak planlanır, bazı hastalarda ilaç kullanımı sınırlı olduğu için alternatif olarak değerlendirilir. Kesin karar, uzman muayenesi ve klinik tabloya göre verilmelidir.

  • TMS’nin etkisi ne zaman başlar?

    Bazı hastalar ilk haftalarda değişim hissedebilir, bazı hastalarda ise belirgin etki birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Tedaviye verilen yanıt kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

  • TMS hangi nörolojik durumlarda değerlendirilebilir?

    Migren, inme sonrası motor rehabilitasyon, afazi, Parkinson hastalığı, tremor, distoni ve fibromiyalji gibi bazı durumlarda TMS uzman görüşü ile değerlendirilebilir. Her nörolojik hastada otomatik olarak önerilmez.

Uzun süredir depresyon, takıntılar, yoğun kaygı, migren ya da bazı nörolojik yakınmalar nedeniyle yaşam kalitenizde belirgin bir düşüş hissediyorsanız, TMS’nin sizin için uygun olup olmadığının uzman değerlendirmesi ile ele alınması daha doğru ve daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

Form yükleniyor...
Sağlığınız İçin Yanınızdayız.

Genel Bilgi Talep Formu

Formu doldurun, uzman ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir.

Genel Bilgi Talep Formu

Formu doldurun, uzman ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir.

Form yükleniyor...