Hemoroid (Basur) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Yayıncı: Burtom Web ve Yayın Kurulu  Yayınlanma Tarihi: 24 Mart 2025

İçindekiler

Hemoroid, halk arasında bilinen adıyla basur; rektum ve anüs çevresindeki toplardamarların şişmesiyle ortaya çıkan, oldukça yaygın bir sağlık sorunudur. Bu durum, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilecek belirtilere yol açabilir. Hemoroid türüne göre belirtiler değişiklik gösterebilir ve kimi zaman hastalar tarafından başka hastalıklarla karıştırılabilir. Erken dönemde fark edilip tedavi edilmediğinde, ilerleyen evrelerde daha ciddi tablolara neden olabilir. Tanı ve tedavi süreci için mutlaka hekiminize başvurunuz.

Hemoroid (Basur) Nedir? Genel Tanım ve Türleri

Hemoroid, rektum ve anüs çevresindeki toplardamarların genişleyip şişmesiyle oluşan bir sağlık problemidir. Bu damar yapıları normalde dışkı kontrolüne katkıda bulunan fizyolojik oluşumlardır. Ancak çeşitli nedenlerle bu damarlarda basınç artışı meydana geldiğinde genişleyerek dışarıya doğru sarkabilir ya da iç bölgede kanamalı bir şekilde varlık gösterebilir. Halk arasında “basur” olarak bilinen bu durum, toplumda oldukça yaygındır ve her yaş grubunda görülebilir.

Tıp literatüründe hemoroid, bulunduğu yere göre iki ana gruba ayrılır: iç hemoroid ve dış hemoroid. İç hemoroid, rektumun iç kısmında, genellikle ağrısız şekilde oluşur ve hastalar çoğu zaman farkına bile varmaz. Ancak dışkılama sırasında fark edilen kanamalar veya sarkma ile belirginleşebilir. Dış hemoroid ise anüsün çevresindeki derinin altında yer alır ve genellikle ağrı, kaşıntı ve oturma sırasında rahatsızlık gibi belirtilerle kendini gösterir.

Bazı vakalarda iç ve dış hemoroid aynı anda görülebilir. Bu duruma “karma hemoroid” denir ve tedavi yaklaşımı daha kapsamlı olur. Özellikle ileri evrelerde, hemoroid memeleri anüs dışına sarkarak yaşam kalitesini ciddi şekilde bozabilir. Hemoroid hastalığı kronikleşmeden önce teşhis edilmesi önemlidir. Bursa’da yaşayan bireyler için şehir yaşamına bağlı hareketsizlik ve düzensiz beslenme gibi faktörler, hemoroid oluşumunu artıran çevresel etkenler arasında yer almaktadır.

Hemoroid hastalığı sadece fiziksel rahatsızlıkla sınırlı kalmaz; kişinin sosyal yaşamını, iş performansını ve hatta psikolojik durumunu da etkileyebilir. Özellikle kanama gibi belirtiyle ortaya çıktığında hastalarda ciddi bir endişe yaratır. Bu yüzden basit bir sorun gibi görülse de ihmal edilmemeli ve tanı için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Hemoroid (Basur) Belirtileri Nelerdir?

Hemoroid belirtileri, hastalığın türüne (iç ya da dış hemoroid) ve evresine bağlı olarak büyük ölçüde farklılık gösterebilir. Bazı hastalar hafif düzeyde şikâyetlerle durumu fark ederken, bazı hastalarda günlük yaşamı sekteye uğratacak kadar ciddi semptomlar oluşabilir. Hemoroidin fark edilmesini sağlayan en yaygın belirti dışkılama sırasında ya da sonrasında ortaya çıkan kanamadır. Ancak bu kanama genellikle ağrısız olur ve hastalar tarafından çoğu zaman önemsenmeyebilir.

Anüs çevresindeki damarların şişmesi sonucu oluşan basınç hissi, özellikle otururken rahatsızlık verir. Dış hemoroidlerde bu şikayet daha belirgindir. Oturduğunda acı hisseden, kaşıntı yaşayan ya da anüs bölgesinde şişlik fark eden bireyler bu durumu zamanla kanıksasa da, aslında bu belirtiler önemli uyarıcılardır. Özellikle Bursa gibi masa başı çalışmanın yoğun olduğu şehirlerde, uzun süre oturma alışkanlığı bu belirtilerin daha sık gözlemlenmesine neden olabilir.

Hemoroid ilerledikçe belirtiler şiddetlenebilir. İç hemoroidlerde rektum içerisinden dışarı sarkma meydana gelebilir (prolapsus). Bu durum bazen dışkılamadan sonra kendiliğinden içeri çekilirken, bazı vakalarda manuel müdahale gerekebilir. Dış hemoroidlerde ise elle hissedilebilen ağrılı yumrular görülebilir; bu yumrular bazen pıhtılaşarak “tromboze hemoroid” halini alır ve ciddi ağrıya neden olabilir.

Bazı hastalarda da kaşıntı, nem hissi ve tahrişe bağlı cilt hassasiyetleri meydana gelir. Bu durum hijyen konusunda da sıkıntılara yol açabilir. Özellikle yaz aylarında terleme ile birlikte anüs bölgesindeki tahriş artabilir. Bu nedenle hemoroid belirtilerinin yalnızca kanama ile sınırlı olmadığı, çok çeşitli şekillerde kendini gösterebildiği unutulmamalıdır.

Tüm bu belirtiler başka hastalıkların semptomları ile karışabileceği için, net tanı koymak adına bir doktora başvurmak önemlidir. Anüs çevresindeki şikayetler her zaman hemoroid kaynaklı olmayabilir; kolon kanseri ya da anal fissür gibi farklı hastalıklarla da benzer semptomlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle kendi kendine tanı koymak yerine, uzman hekime görünmek en doğru yaklaşım olacaktır.

İç Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

İç hemoroid, rektumun iç kısmında yani anüsün hemen yukarısındaki bölgede yer alır ve çoğu zaman başlangıç evresinde belirti vermez. Bu durum hastalığın fark edilmesini geciktirir. İç hemoroidlerin en yaygın belirtisi dışkılama sırasında veya sonrasında görülen, açık renkte taze kanamadır. Bu kanama genellikle ağrısız olur ve tuvalet kağıdında ya da klozette damla şeklinde fark edilir. Kanama, hastaların hekime başvurmasını sağlayan ilk belirti olma özelliği taşır.

İç hemoroidlerin büyümesiyle birlikte rektum içindeki damarlar sarkarak anüsten dışarı çıkabilir. Bu duruma prolapsus denir. Başlangıçta dışkılama sonrası sarkan hemoroid memesi kendiliğinden içeriye çekilebilirken, ileri evrelerde hasta bu dokuyu elle içeri itmek zorunda kalabilir. Prolapsusa eşlik eden akıntı, nemlilik hissi ve kaşıntı da diğer yaygın belirtiler arasındadır.

Hastalık ilerledikçe iç hemoroidlerin yüzeyi tahriş olabilir ve bu da mukuslu akıntıya veya sürekli ıslaklık hissine neden olabilir. Bazı hastalar bu durumu yanlışlıkla enfeksiyon olarak değerlendirebilir. Ayrıca iç hemoroidler nadiren de olsa rektum içinde pıhtılaşarak baskıya ve dolgunluk hissine yol açabilir.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta ise, iç hemoroid kaynaklı kanamanın diğer ciddi hastalıklarla karıştırılabilmesidir. Özellikle kolon veya rektum kanseri gibi durumlarda da benzer şekilde kanama görülebilir. Bu nedenle iç hemoroid şüphesi taşıyan bireylerin mutlaka bir gastroenteroloji ya da genel cerrahi uzmanına başvurması gerekir.

Bursa’da hizmet veren sağlık merkezlerinde, özellikle de Burtom Sağlık Grubu gibi donanımlı kuruluşlarda iç hemoroid tanısı anoskopi gibi minimal invaziv yöntemlerle hızlı ve güvenli bir şekilde konulabilir. Tanı ne kadar erken konursa, tedavi süreci de o kadar başarılı olur.

Dış Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

Dış hemoroidler, anüsün çevresindeki cilt altı dokuda bulunan damarların genişlemesiyle oluşur. İç hemoroidlerin aksine dış hemoroidler, daha belirgin ve rahatsız edici semptomlara neden olabilir. Hastalar genellikle dış hemoroidi; anüs çevresinde elle hissedilen sertlik, ağrı ve otururken artan baskı hissiyle fark eder. Günlük yaşamı sekteye uğratabilecek düzeyde huzursuzluk yaratabilir.

En sık görülen belirti, anüs çevresinde ortaya çıkan ağrılı şişliktir. Bu şişlik, damar içinde pıhtı oluşması sonucu meydana gelir ve bu tabloya “tromboze dış hemoroid” adı verilir. Tromboze dış hemoroidler oldukça ağrılıdır ve hastalar oturmakta, yürümekte veya tuvalet ihtiyacını gidermekte zorluk yaşayabilir. Şişlik morumsu renk alabilir ve hassas hale gelir.

Bunun dışında dış hemoroidler kaşıntıya ve nemli bir anüs hissine de yol açabilir. Bu durum, anüs bölgesinin sürekli tahriş olmasına, ciltte çatlaklara ve ikincil enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Tuvalet sonrası temizlik sırasında kanama fark edilebilir; bu kanama genellikle cilt yüzeyindeki çatlamalardan ya da tahrişten kaynaklanır ve taze, parlak kırmızı renktedir.

Dış hemoroidlerin neden olduğu bir diğer rahatsızlık da kişisel hijyenin zorlaşmasıdır. Anüs çevresindeki şişlik ve hassasiyet, temizlik sırasında ağrıya yol açar ve hastalar çoğu zaman bölgeyi yeterince temizleyemez. Bu durum uzun vadede pişik benzeri cilt problemlerine ve kötü kokuya neden olabilir.

Bursa’daki hasta profiline bakıldığında, özellikle masa başında uzun saatler geçiren bireylerde dış hemoroide daha sık rastlanmaktadır. Ayrıca gebelik sürecinde artan basınç ve hormonal değişiklikler de dış hemoroidi tetikleyen önemli faktörlerdendir.

Dış hemoroid belirtileri yoğun şekilde yaşanıyorsa ve evde uygulanan yöntemlerle kontrol altına alınamıyorsa, mutlaka uzman hekime başvurulmalıdır. Özellikle tromboze hemoroid durumunda erken müdahale, ağrının hafifletilmesi ve komplikasyonların önlenmesi açısından büyük önem taşır.

Hemoroid (Basur) Neden Olur? Risk Faktörleri Nelerdir?

Hemoroid hastalığı, rektum ve anüs çevresindeki toplardamarlarda artan basınç nedeniyle bu damarların genişleyip şişmesiyle ortaya çıkar. Bu basınç artışı genellikle dışkılama sırasında zorlanma, uzun süreli oturma ve yetersiz beslenme gibi yaşam tarzı alışkanlıklarıyla ilişkilidir. Ancak hastalığın ortaya çıkmasında yalnızca bir faktör değil, birçok unsurun bir araya gelmesi etkili olur.

Kabızlık, hemoroid oluşumundaki en temel nedenlerden biridir. Uzun süreli kabızlık durumunda bireyler tuvalette ıkınmak zorunda kalır ve bu da anüs çevresindeki damar yapılarında yoğun basınca neden olur. Aynı şekilde kronik ishal de rektum bölgesinde sürekli tahrişe neden olarak hemoroid gelişimini tetikleyebilir.

Yetersiz lif alımı, hem sindirim sisteminin düzenli çalışmasını engeller hem de dışkının sertleşmesine neden olur. Sert dışkı, hemoroidal dokulara baskı uygulayarak hastalığın gelişimini kolaylaştırır. Günlük beslenme düzeninde sebze, meyve ve tam tahılların yeterince yer almaması bu açıdan ciddi bir risk faktörüdür.

Gebelik, özellikle son trimesterde, büyüyen rahmin alt karın bölgesine yaptığı baskı nedeniyle damar yapılarında genişlemeye neden olabilir. Ayrıca hormonların etkisiyle damar duvarları daha hassas hale gelir. Bu nedenle gebelikte hemoroid sık görülen bir şikayettir. Doğum sırasında ıkınma da hemoroid gelişimini artırabilir.

Uzun süre oturmak ya da ayakta kalmak, özellikle masa başında çalışanlar, sürücüler veya öğretmenler gibi meslek gruplarında, pelvik bölgedeki dolaşımı yavaşlatarak hemoroid oluşumuna zemin hazırlar. Bursa gibi büyük şehirlerde, bu tarz hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde hemoroid görülme oranı yüksektir.

Aşırı kilo (obezite) de pelvik damarlar üzerindeki basıncı artırarak hemoroid riskini yükseltir. Özellikle bel çevresinde yağ birikimi olan kişilerde hemoroid gelişimi daha sık izlenir. Ayrıca genetik yatkınlık, ailesinde hemoroid öyküsü bulunan bireylerin bu hastalığa yakalanma riskini artırmaktadır.

Diğer önemli risk faktörleri:

  • Aşırı alkol ve kafein tüketimi (damar genişlemesine neden olabilir)

  • Ağır kaldırma (karın içi basıncı artırır)

  • Düzensiz tuvalet alışkanlıkları (tuvalette uzun süre kalmak veya alışkanlığı ertelemek)

  • 50 yaş ve üzeri olmak (yaşla birlikte damar duvarlarında zayıflama oluşur)

Bu faktörlerin bir veya birkaçına sahip bireylerin, hemoroid gelişimini önlemek adına yaşam tarzı değişikliklerine yönelmesi önemlidir. Ancak unutulmamalıdır ki, tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurmanız gerekir.

Hemoroid (Basur) Tanısı Nasıl Konur?

Hemoroid tanısı, çoğu zaman hastanın şikayetleri doğrultusunda kolaylıkla konulabilir. Ancak benzer belirtileri gösteren diğer anorektal hastalıklarla (anal fissür, perianal fistül, rektal polip, rektum kanseri gibi) karıştırılmaması için detaylı bir değerlendirme ve fiziksel muayene büyük önem taşır. Bu nedenle doğru tanı için uzman bir hekime başvurmak gereklidir.

Tanı süreci genellikle hastanın öyküsünün alınmasıyla başlar. Dışkılama sırasında kanama, ağrı, kaşıntı, otururken rahatsızlık gibi belirtilerin süresi, şiddeti ve eşlik eden diğer şikayetler sorgulanır. Özellikle kanamanın miktarı, rengi ve dışkı ile olan ilişkisi değerlendirilerek hemoroidin iç mi yoksa dış kaynaklı mı olduğu konusunda fikir edinilebilir.

Fiziksel muayene sırasında dış hemoroid varlığı genellikle gözle ya da elle muayene ile kolayca tespit edilebilir. Dış bölgede şişlik, morarma ya da hassasiyet varsa, bu durum dış hemoroid ya da tromboze hemoroid lehine değerlendirilir. İç hemoroidlerde ise doğrudan gözle görmek mümkün olmadığından, parmakla rektal muayene ve anoskopi gibi yöntemlere başvurulur.

Anoskopi, iç hemoroidleri değerlendirmek için kullanılan basit ve etkili bir görüntüleme yöntemidir. Bu işlem sırasında anüs içine kısa bir tüp yerleştirilerek rektum içi incelenir. Anoskopi ağrısız bir işlemdir ve genellikle birkaç dakika sürer. Bu sayede iç hemoroidlerin evresi, sayısı ve kanama odağı belirlenebilir. Gerekli durumlarda rektoskopi ya da kolonoskopi gibi daha ileri tetkikler de istenebilir.

Ayrıca, rektal kanamanın varlığı durumunda, özellikle 40 yaş üzeri bireylerde kolorektal kanser gibi daha ciddi hastalıkların ekarte edilmesi açısından kolonoskopi önerilebilir. Bu nedenle hemoroid tanısı yalnızca şikayetlere dayanarak değil, detaylı muayene ve gerekirse endoskopik incelemelerle desteklenmelidir.

Burtom Sağlık Grubu’nda, hemoroid şikayetiyle başvuran hastalarımıza uzman kadromuzla kapsamlı değerlendirme, anoskopik muayene ve gerektiğinde ileri görüntüleme yöntemleriyle hizmet sunuyoruz.

Hemoroid (Basur) Nasıl Geçer? Tedavi Yöntemleri

Hemoroid tedavisinde temel hedef; hastanın şikayetlerini azaltmak, yaşam kalitesini artırmak ve hastalığın ilerlemesini engellemektir. Uygulanacak tedavi yöntemi; hemoroidin iç ya da dış oluşuna, evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve belirtilerin şiddetine göre şekillendirilir. Bazı hafif vakalar yalnızca yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilirken, ileri düzey durumlarda medikal ya da cerrahi müdahale gerekebilir.

1. Yaşam Tarzı ve Beslenme Değişiklikleri
Hemoroid tedavisinin ilk basamağını genellikle hastanın yaşam alışkanlıklarını düzenlemesi oluşturur. Kabızlığın önlenmesi, ıkınmanın azaltılması ve düzenli tuvalet alışkanlığı hemoroid şikayetlerini önemli ölçüde hafifletebilir.

  • Lif yönünden zengin sebze, meyve ve tam tahılların tüketilmesi

  • Günlük en az 2–2.5 litre su içilmesi

  • Uzun süreli oturmaktan kaçınılması

  • Düzenli egzersiz yapılması (özellikle yürüyüş)

  • Tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi

  • Tuvalette uzun süre kalmamaya özen gösterilmesi

Bu önlemler hem mevcut şikayetleri azaltmada hem de hemoroidin tekrarlamasını önlemede etkilidir. Özellikle Bursa gibi şehir hayatının yoğun olduğu bölgelerde, masa başında çalışan bireylerde bu değişiklikler ciddi fayda sağlayabilir.

2. Medikal (İlaçla) Tedavi
Hekim tarafından uygun görüldüğünde, hemoroid semptomlarını azaltmaya yönelik bazı ilaç tedavileri önerilir. Bunlar genellikle topikal (bölgesel) ilaçlar, fitiller veya ağızdan alınan sistemik ilaçlar olabilir.

  • Topikal kremler, merhemler ve fitiller: Kaşıntı, yanma, şişlik gibi semptomları azaltmaya yöneliktir.

  • Flebotonik ilaçlar (damar koruyucular): Damar duvarlarını güçlendirerek basıncı azaltabilir.

  • Ağrı kesici ve anti-inflamatuar ilaçlar: Özellikle dış hemoroidlerde şikayetleri hafifletmek için kullanılır.

Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlasa da, tedavinin kalıcı olabilmesi için altta yatan nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir.

3. Minimal İnvaziv (Cerrahi Dışı) Yöntemler
İleri evre hemoroidlerde ya da medikal tedaviye yanıt alınamayan durumlarda, cerrahi dışı girişimsel tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Bu yöntemler hastaneye yatış gerektirmez ve genellikle ayaktan uygulanabilir.

  • Lastik Bant Ligasyonu: İç hemoroid memesinin köküne lastik bant yerleştirilerek dolaşımı kesilir ve zamanla meme düşer.

  • Skleroterapi: Hemoroid damarına özel bir solüsyon enjekte edilerek büzülmesi sağlanır.

  • Infrared Koagülasyon (ışın tedavisi): Isı enerjisiyle damar yapıları büzüştürülür.

Bu yöntemler çoğu zaman ağrısızdır ve hasta günlük yaşamına kısa sürede dönebilir.

4. Cerrahi Tedavi
İleri evre (3. ve 4. derece) hemoroidlerde ya da sık sık tekrarlayan vakalarda cerrahi tedavi gündeme gelir. En sık uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Hemoroidektomi: Hemoroid dokusunun cerrahi olarak çıkarılması

  • Stapler hemoroidopeksi: Sarkan hemoroid dokusunun özel bir cihazla yukarıya sabitlenmesi

  • Lazerle hemoroid cerrahisi: Damarların lazer yardımıyla yakılması, kanamasız ve hızlı iyileşme süreci sağlar

Cerrahi müdahaleler sonrası iyileşme süreci kişiden kişiye değişse de, günümüzde uygulanan modern tekniklerle hastalar daha kısa sürede konforlu bir yaşama dönebilmektedir.

Burtom Sağlık Grubu’nda, hastanın klinik durumuna göre en uygun tedavi yöntemi multidisipliner bir yaklaşımla belirlenir. Genel cerrahi ve iç hastalıkları uzmanlarımız tarafından yapılan değerlendirmelerle, kişiye özel tedavi planı oluşturularak hemoroid şikayetleri kontrol altına alınır.

Unutmayın, hemoroid tedavisi ertelendikçe ilerleyebilir ve daha karmaşık hale gelebilir. Bu nedenle belirtiler başladığı anda hekime başvurmak, tedavi sürecinin başarısını artıracaktır.

Hemoroid için Evde Uygulanabilecek Doğal Yöntemler

Hemoroid, özellikle başlangıç seviyesindeyse, bazı doğal yöntemlerle evde kontrol altına alınabilir. Bu yöntemler semptomları hafifletmeye ve hastalığın ilerlemesini önlemeye yönelik destekleyici uygulamalardır. Ancak bu tedavi yöntemleri kalıcı çözüm sağlamayabilir; bu nedenle şikayetler devam ederse mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

1. Lif Açısından Zengin Besinler Tüketmek
Lifli gıdalar, dışkının hacmini artırarak yumuşamasına yardımcı olur. Bu sayede tuvalette ıkınma ihtiyacı azalır ve anüs çevresindeki damarlara olan basınç düşer.
Tüketilmesi önerilen besinler şunlardır:

  • Taze sebzeler (ıspanak, kabak, brokoli)

  • Meyveler (elma, armut, erik, incir)

  • Tam tahıllar (yulaf ezmesi, bulgur, kepekli ekmek)

  • Kurubaklagiller (mercimek, nohut, kuru fasulye)

2. Günlük Su Tüketimini Artırmak
Bol su içmek, lifli gıdaların etkisini artırarak dışkının daha rahat geçmesini sağlar. Günlük en az 2-2,5 litre su tüketimi hem sindirim sisteminin düzenli çalışmasına hem de hemoroid semptomlarının azalmasına katkı sağlar. Özellikle sıcak havalarda ya da fiziksel aktivite sonrası su tüketimi daha da önem kazanır.

3. Ilık Oturma Banyosu (Sitz Banyosu)
Ilık su dolu bir leğende günde 2-3 kez, 10-15 dakika oturmak; anüs bölgesindeki kasların gevşemesini sağlar, kan dolaşımını artırır ve ağrıyı hafifletir. Bu uygulama hem dış hemoroidlerde hem de iç hemoroidlerde rahatlama sağlar. Banyo suyuna papatya veya deniz tuzu eklemek de iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir.

4. Anüs Bölgesinin Temizliği ve Kuruluğu
Tuvalet sonrası ıslak mendil yerine yumuşak, kokusuz tuvalet kağıdı tercih edilmelidir. Bölgeyi tahriş etmeden nazikçe temizlemek, enfeksiyon ve tahriş riskini azaltır. Ayrıca anüs bölgesinin kuru kalması, kaşıntı ve nem hissini engellemede önemlidir.

5. Fiziksel Aktivite ve Kilo Kontrolü
Düzenli egzersiz yapmak, bağırsak hareketlerini düzenler. Günde 20-30 dakikalık yürüyüşler bile hemoroid şikayetlerini azaltabilir. Hareketsizlik, pelvik bölgedeki kan akışını yavaşlattığı için hemoroid oluşumuna zemin hazırlar. Aynı şekilde fazla kilolu bireylerde artan basınç nedeniyle risk daha yüksektir.

6. Tuvalet Alışkanlıklarının Düzenlenmesi
Tuvalet ihtiyacını ertelememek, tuvalette uzun süre kalmamak ve ıkınmamaya dikkat etmek oldukça önemlidir. Ayrıca tuvalette kitap, telefon veya başka şeylerle vakit geçirmekten kaçınılmalı; bu durum fark edilmeden bölgedeki damarlara baskıyı artırabilir.

Bu doğal uygulamalar hemoroid semptomlarını hafifletmede oldukça faydalıdır. Ancak şikayetleriniz 1 haftadan uzun sürerse, şiddetli kanama, ağrı ya da şişlik yaşanıyorsa; tanı ve tedavi için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Hemoroid neden olur?
Hemoroid, rektum ve anüs çevresindeki damarların genişleyip şişmesiyle oluşur. Bu durumun başlıca nedenleri arasında uzun süreli kabızlık, tuvalette ıkınma, düşük lifli beslenme, gebelik, aşırı kilo ve hareketsiz yaşam yer alır. Aynı zamanda uzun süre ayakta kalmak ya da oturmak, genetik yatkınlık ve yaşlanma da hemoroid gelişimini tetikleyebilir. Bursa gibi masa başı çalışmanın yoğun olduğu şehirlerde bu risk faktörleri daha belirgin hale gelir.

Hemoroid ameliyatı gerekli mi?
Her hemoroid hastasında ameliyat gerekmez. Hafif ve orta düzeydeki vakalar çoğu zaman yaşam tarzı değişiklikleri ve medikal tedavilerle kontrol altına alınabilir. Ancak ileri evre (3. ve 4. derece) hemoroidlerde, sık tekrarlayan ya da ciddi ağrı ve kanama oluşturan durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için mutlaka uzman hekimin değerlendirmesi gereklidir.

Hemoroid kanaması tehlikeli mi?
Hemoroid kaynaklı kanamalar genellikle taze, parlak kırmızı renkte olur ve ağrısızdır. Ancak bu durumun sürekli hale gelmesi kansızlığa (anemiye) yol açabilir. Ayrıca rektal kanamanın sadece hemoroide bağlı olabileceğini düşünmek yanıltıcı olabilir; benzer belirtiler kolon kanseri, anal fissür gibi daha ciddi hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu yüzden kanama yaşayan bireyler gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

Basur nasıl önlenir?
Basur hastalığını önlemenin en etkili yolu; sağlıklı bir bağırsak düzeni oluşturmaktır. Bunun için:

  • Lifli besinlerle beslenmek

  • Günlük yeterli su tüketmek

  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak

  • Tuvalet ihtiyacını ertelememek

  • Tuvalette uzun süre kalmamak

  • Aşırı kilo almaktan kaçınmak gibi alışkanlıklar kazandırılmalıdır. Ayrıca genetik yatkınlığı olan bireylerin risk faktörlerine daha fazla dikkat etmesi gerekir.

Hemoroid (basur), yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ancak erken tanı ve uygun tedavi ile kontrol altına alınabilen bir sağlık sorunudur. Belirtiler hafif gibi görünse de, özellikle kanama ve şiddetli ağrı gibi durumlarda altta yatan başka bir hastalık riski de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yaşam tarzında yapılacak basit değişiklikler ve düzenli hekim kontrolleri, hemoroid oluşumunu önlemede ve semptomların yönetilmesinde son derece etkilidir.

Unutmayın: Tanı koymak ve tedavi sürecini planlamak uzmanlık gerektirir.
Şikayetleriniz varsa mutlaka bir hekime başvurunuz.

Bu içeriğin geliştirilmesinde Burtom Web ve Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. 
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz. | Son Güncellenme Tarihi: 24 Şubat 2025

Bu Konuda Uzman Doktorlarımız

TIBBİ DANIŞMA

    ANLAŞMALI KURUMLAR

    Kurumumuz SGK ve Özel Sigortlar ile Anlaşmalıdır.
    İncelemek İçin Lütfen Bağlantıları Kullanın.

    BURTOM SAĞLIK GRUBU

    Ticari Elektronik İleti Onay Metni

    advanced divider
    Tanıtım ve Pazarlama İçerikli Ticari Elektronik İleti Gönderimi İçin Kişisel Verilerin İşlenmesine Yönelik Aydınlatma Metninde yer alan bilgilendirme doğrultusunda; BURTOM SAĞLIK GRUBU, topluluk şirketleri ve iştirakleri tarafından pazarlama ve tanıtım amaçlarıyla tarafınıza ticari elektronik ileti gönderilmesine onay veriyor musunuz?
     
    Dilediğiniz zaman tamamen veya kanal bazında, veri, ses, görüntü vesair her türlü ileti gönderimini reddetme hakkına sahipsiniz.
    Ticari elektronik ileti gönderimine onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildiriminizi burtom.com web sitesi üzerinden kolay ve ücretsiz bir şekilde yapabilir veya İYS İleti Yönetim Sistemi üzerinden ticari ileti gönderilmesini reddedebilirsiniz.

    BURTOM SAĞLIK GRUBU

    KVKK Bilgi Talep Formu / Başvuru Formu

    advanced divider

      Şirketimiz ile olan ilişkinizi belirtiniz. (Ziyaretçi, iş ortağı, çalışan adayı, eski çalışan, kiracı, kiracı adayı gibi)

      Şirket tarafından başvurunuza verilecek yanıtın tarafınıza bildirilme yöntemini seçiniz.

      Hızlı Randevu, Görüntülü Muayene, Rapor Paylaşımı, Laboratuvar Sonuçları, Kolay Ödeme ve Sağlık Bilgileri Yönetimi Tek uygulamada!

      Sağlığınız cebinizde mobil uygulamamızı indirin.

      Hızlı Randevu, Görüntülü Muayene, Rapor Paylaşımı, Laboratuvar Sonuçları, Kolay Ödeme ve Sağlık Bilgileri Yönetimi Tek uygulamada!

      Sağlığınız cebinizde mobil uygulamamızı indirin.